The Last of Us: 1. bölüme bakış

Göz|

Uzun bir bekleyişten sonra The Last of Us dizisi bugün bizlerle buluştu. Daha önceden The Last of Us’ın evrenini ve hikayesini beş bölümlük bir seri şeklinde sizlere aktarmıştım. O seride de bahsettiğim gibi The Last of Us dizisini uzun bir süredir bekliyordum. Her pazartesi günü yeni bir bölüm olarak yayınlanacak olan dizinin yapımcılığını HBO üstleniyor, Türkiye’deki yayın hakları ise Blutv’ye ait.

Chernobly dizisi ile muhteşem bir işe imza atan Craig Mazin burada da sorumluluk aldı ve oyunun yaratıcı Neil Druckmann ile beraber senaryoyu yazdılar. Chernobly defalarca izleyen ve çok beğenen biri olarak Craig Mazin ismini senarist olarak duyunca diziye olan ilgim ve beklentim katbekat artmıştı ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim: İlk bölüm beklentimi fazlasıyla karşıladı. Hala daha oyuncu seçimleri içime pek sinmese de özellikle Ellie karakteri için Bella Ramsey’den bu kadroyu sevebileceğim izlenimini aldım. Oyunun fanlarının aksine bu kadro seçimine biraz daha ılımlı yaklaşmış ve “İzlemeden bilemeyiz” gibi bir tavır sergilemiştim ama dürüst olayım hiç içime sinmiyordu. Bella Ramsey’nin Ellie’yle fiziksel olarak uzaktan yakından alakası olmaması ve Joel gibi has Texaslı birini Pedro Pascal’ın oynayacak olması beni endişelendirmişti. Çünkü Tommy karakteri için de Gabriel Luna seçilince Joel’in etnik kökeni hakkında sert bir değişime gidileceği belli olmuştu. Bunun üzerine Joel’in kızı sarışın Sarah için melez bir aktörün seçilmesi HBO’ya yakışmamıştı. Netflixvari bir kadroydu bu açıkçası. Ama Joel gerçekten başarılı yansıtılmış.

Pedro Pascal’ın bazı sahnelerde yürüyüşü, duruşu hiç orijinal Joel’i aratmıyor. Gabriel Luna’nın da sesi Tommy’den daha Tommy olduğunu söyleyebilirim. Tess oyunda Yunan bir karakterdi burada epey Amerikalı duruyor ama sorun yok. Bella Ramsey’e ise alışmam bir kaç bölüm sürebilir ama Ellie’yi kesinlikle başarılı yansıtmış.

Gelelim önemli olan yere: Hikaye kısmına. Öncelikle bölümün başındaki televizyon programı ve bilim adamları yoktu oyunda, bence eklenmeleri çok etkili bir hareket. Çünkü oyunu oynarken öğrendiğiniz detayları burada bir çırpıda verip düzgün bir arka plan oluşturulmuş. Oyunda böyle bir şeye gerek yok. Zira hikayeli bir oyunun süresi uzadıkça kalitesi artarken bir dizide veya filmde süreyi göz önünde bulundurarak hikayeyi aktarmak gerekir.

Fazlasıyla dikkatimi çeken ilk ayrıntı oyunda gördüğümüz anların biraz daha öncesine gidilmesi oldu. Örneğin oyunda ”Yirmi yıl sonra” yazısından sonra Joel’i uyanırken ve Tess’in eve geldiğini görürken dizide ise Joel yatmadan yaklaşık bir gün öncesine gidiliyor. Aynı şey Joel’in doğum günü ve salgının patlak verdiği gün olan 26 Eylül içinden geçerli. Oyun Sarah’ın saati hediye etmesiyle başlarken dizi günün sabahından başlıyor. Joel oyunda komşusunu öldürürken -ki aynı komşular değil oyunda genç bir erkekti- Sarah’ın duygularını daha net hissetmiş olduk.

Unutmadan hemen ekleyeyim oyun 2013’te başlayıp yirmi yıl atlarken dizi ise 2003 yılında başlayıp yirmi yıl atlıyor. Bu değişimin nedeni dizinin geçtiği yılı 2023’e denk getirmek olsa gerek. Benzer bir zamanla oynama The Walking Dead dizisinde de vardı. Önemli değişikliklerden biri de Robert’ın ölümü olmuş. Oyunda Tess tarafından bir güzel hırpalandıktan sonra kafasına yine Tess tarafından kurşun sıkılırken dizide çatışmada araya kaynamış gibi. En çok beğendiğim kısım ise Sarah’ın öldüğü sahne. Kelimenin tam anlamıyla kamera açılarından ışıklandırmaya repliklerden jest ve mimiklere kadar aynı olmuş. Oyunu kaç kere oynadım hatırlamıyorum ama hiç o sahnede ağlamamıştım, ama bu sefer bir kaç damla gözyaşı döktüm. Sahne için özenle çalıştıkları çok belli.

Sanat yönetimi kusursuz, atmosfer eksiksiz yansıtılmış. Evreni uyarlama da hiçbir sıkıntı yok. Çok temiz bir iş çıkarmışlar bu konuda. Görsel efektlerde kıyamet sonrası bir hikaye için olmazsa olmaz, burada da çok etkili kullanılmış. Tüm bunlar Gustavo Santoalla’nın inanılmaz parçalarıyla buluşunca seyir keyfi daha da çok artıyor.

İlk sezon sadece ilk oyunu kapsayacak. Bunu da belirtmiş olalım. İkinci oyun seriyi başka bir yere götürmüştü. Belki dizide bu keskin ayrımı biraz daha aza indirmek ve ikinci oyunda olan olaylara zemin hazırlaması bakımından bir kaç yeni sahne ekleyebilirler final bölümüne. Merakla bekliyorum. Warner Bros el değiştirmeden önce dizinin yedi sezon süreceği kuvvetli bir söylentiydi ama el değiştirdikten sonra Warner Bros’un belli etmeden küçülmeye gitmesi HBO ile olan anlaşmalarından dolayı The Last of Us planlarını da değiştirebilir.

Eğer hikaye ile ilgili kapsamlı bir yazı okumak istiyorsanız The Last of Us dosyasına göz atabilirsiniz. Gönlüm oyunu oynamadan veya izlemden asla diziye başlamamanız yönünde. The Last of Us’tan şimdilik bu kadar.

Comments are closed.