The Ringo Jets – Yadigâr EP

Albüm Kritik|

Kulaklığımı takıp sakin bir ortama geçtikten sonra Yadigâr kısaçalarını dinlemeye başladım. Daha hemen açılışta karşıma bir cover çıkınca oldukça şaşırdım. Şarkı bitene kadar kafamda bir sürü soru gezinmeye başladı. Bunlardan bir tanesi de “Türk rock müzik sahnesi için önemli bir değer olan The Ringo Jets’de mi geçmişin ekmeğini yemeye başladı” oldu.

Kafamda bu sorular devam ederken Ayrılık Olsa Bile’nin ardından gelen üç parça ön yargılarımı tamamen yıktı. Yadigâr EP iki İngilizce, iki de Türkçe olmak üzere toplam dört parçadan oluşuyor. Yeri gelmişken Ayrılık Olsa Bile ve Yadigar Ejder’in grubun ilk Türkçe çalışmaları olduğunu belirtmekte fayda var. Giriş parçasından yazının başında bahsetmiştim. Detaylandırmak gerekirse parça aslında Delirium grubunun Jesahel isimli bir parçası. 1974 senesinde söz yazarı ve besteci Oktay Yurdatapan tarafından aranje ediliyor ve şarkının adı Ayrılık Olsa Bile oluyor. Esmeray tarafından seslendirilen bu parça 2020’ye adım adım yaklaştığımız şu günlerde ise The Ringo Jets sayesinde tekrar karşımıza çıkıyor. Ayırılık Olsa Bile coverını iki türlü okumak gerekiyor. Eğer burada niyet kısaçaların ismiyle müstesna bir şekilde Esmeray’a, Oktay Yurdatapan’a ya da geçmişe bir saygı performansıysa, evet! Bu geçmişin hatırasına yapılmış güzel bir jest. Müzikalite olarak bakacak olursak Esmeray tarafından seslendirilen parça ile arasında çok keskin bir fark olmayan bir cover. Belki soundun daha temiz ve duru olmasını şarkıya bir yenilik katmak olarak düşünebiliriz, lakin yine de dümdüz yorumlanmış bir coverdan daha fazlası değil. EP’deki iki İngilizce parça da bildiğimiz The Ringo Jets soundundan birazcık daha farklı, lakin bu farklılık sizleri rahatsız etmiyor. Black Sheep’de karşımıza çıkan çok ufak etnik sound dokunuşu parçaya oldukça farklı bir renk katmış.  Gelelim Yadigar Ejder’e… Bu parça üzerine olumlu anlamda konuşmamız gereken çok fazla şey var. Öncelikle son zamanlarda kendilerine yöneltilen “Gittikçe indieleşiyorlar ya” eleştirisindeki yanlış anlaşılmayı düzeltelim. Indie rock ya da indie bir müzik türü ya da soundu değil. 1970’lerde Birleşik Devletler’de ve Birleşik Krallık’ta çalışmalarını bağımsız plak şirketleri üzerinden çıkaran grupları ya da sanatçıları tanımlamak için ortaya atılan bir kavram. Yadigar Ejder’e geri dönecek olursak gerçekten de mükemmel bir çalışma. Bu mükemelliyet iddiamı biraz daha ileri taşımam gerekirse de 2019 yılında dinlemiş olduğum en iyi Türkçe parça. Onu en iyi kılan şey ise farklı soundu. Bu çalışma psikedelik kisvesi altında arabesk tepkimeli soundlar ya da glitchler içermiyor. Üzerine bir de Yadigar Ejder’in kendi sesinin kullanılması ortaya çıkan çalışmayı tamamlamış. Parça ince elenip sık dokunmuş bir kitap ya da bir film gibi. Hiç bir detayı boş değil. Detaylarıyla birlikte sindirdiğinizde dinleme keyfini daha da üst düzeye çıkartan bir parça. Biz dinleyicilere de defalarca dinlesekte sıkılmayacağımız bu soundun tadını çıkarmak kalıyor.

Comments are closed.