“Ürettiğiniz müziğin peşinden giderek yeni anılar oluşturmak çok kıymetli”

Röportaj|

Kadrosu Tolga Böyük, Eralp Güven ve Erdem Başer üçlüsünden oluşan Islandman kısa süre önce yeni uzunçaları Kaybola’yı yayımladı. Ekiple bu yeni albümlerini ve müzik hattındaki ilerleyişlerini konuştuk.

Merhaba. Öncelikle yeni albümünüz Kaybola için tebrikler. Albümün spesifik bir hikayesi / teması var mı?

Albümün üretim sürecinde hem fiziksel hem de duygusal olarak yolculuklara çıktık. Bu yolculuklarda ortak hissiyat, farklı insanlarla tanışma, yeni sesler keşfetme, bir arada ve etkileşime açık olmak üzerineydi. 

— — —

“Bunu sağlamanın yolu da bedenen ve zihnen kaybolmaktan ve yeniliklerin içinde uyanmaktan geçiyor. Kaybola albümü de bu seslenişin bize getirdikleriyle doğdu.”

— — —

Albümün ortaya çıkış süreci nasıl gerçekleşti? Kayıtlar İstanbul’da mı oldu?

İstanbul grubun merkezi ve çoğunlukla kayıtları aldığımız yer. Fakat işin üretim süreci tıpkı albümde yer alan müzisyenler ve ses motifleri gibi pek çok farklı coğrafyayı bir araya getiriyor. Danimarka’dan Tuva’ya bir çok farklı yerlerde farklı müzisyenlerle kayıt aldık.

Open in Spotify

Islandman şu an tek kişi merkezli sahne projesi mi, yoksa tek kişi olarak ortaya çıkmış olsa da yol aldıkça grup formuna ulaşmış bir yapı mı?

Islandman, ilk başta Tolga’nın solo projesi olarak doğdu. O zamanlarda konserden daha çok kayıt odaklı bir projeydi. Konserlerin başlamasıyla birlikte beş senedir bu günkü grup formatında. Tolga Böyük, Eralp Güven ve Erdem Başer olarak sahnedeyiz.

Islandman olarak yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da konserler verdiniz, festivallerde çaldınız. Müziğinizin farklı kültürlere ve farklı coğrafyalara ulaşıyor olması size neler hissettiriyor?

Elbette ürettiğiniz müziğin peşinden giderek yeni anılar oluşturmak çok kıymetli. Bununla birlikte performans sergilediğimiz mekanla ve orada bize kulak veren dinleyiciyle bütünleştiğimiz bir müziğimiz var. Bali’den Tulum’a Tel Aviv’den Finlandiya’ya uzanan birbirinden farklı kültür ve coğrafyalarda konser vermek üretim sürecince bizi oldukça besliyor. Spesifik örnek vermem gerekirse Fusion ve Boom gibi yüksek enerjili festivaller, ilk ateşi yakan ve yolculuğun bugünlerini aydınlatan deneyimlerimizdi.

Son on yıldır yükselen dijitalleşme sayesinde müziğin dinleyicilere çok kolay ulaşması söz konusu. Öte yandan yaratılan dipsiz üretim ve tüketim havuzunun dijital bir çöplük yarattığı da konuşuluyor. Siz bu hızla gelişen süreç hakkında neler düşünüyorsunuz?

Her alanda tüketimimizin çok ötesinde verinin oluştuğu aşikar. Bununla birlikte internetin daha adil ve bağımsız alanlar yarattığını düşünüyoruz. Bugün dünyanın herhangi bir yerinde kaydedilmiş bir şarkı, taşıdığı belli standartlarla her an her kişiye ulaşabilecek alternatifli yollara sahip. Dolayısıyla bu biraz baktığınız tarafla ilgili. Dijital bir çöplük de içinde çok kıymetli eserlerin yer aldığı sonsuz bir derinlik de olabilir.

Islandman olarak sosyal medyayı çok sık kullanmıyorsunuz. Örneğin grup özelinde bir Twitter adresiniz yok. Bunun spesifik bir nedeni var mı?

Bunu duymak güzel. Son zamanlarda fazla kullandığımızı düşünmeye başlamıştık. (Gülüşmeler) Sosyal medyayı müzikal dünyanın beklentisini karşılayacak kadar kullanıyoruz. Mümkün olan tüm özeni, arka plandaki emeği ve duyguları herhangi bir kaygı taşımadan paylaşmaya ayırıyoruz. Ulaşılabilir ve etkileşime açık olmayı da önemsiyoruz.

Kaybola için bir lansman konseri planınız olacak mı?

Kaybola ilk olarak Ağustos ayında plak formatında yayımlandı. Bununla birlikte birçok single da paylaştık. Dolayısıyla albümün dijital çıkışı yapbozun son parçası oldu. Bu yüzden de ayrıca bir lansman konseri düşünmedik.

Son soru: Şu sıralar favoriniz olan birer şarkıyı okurlarımız ile paylaşır mısınız?

Tolga Böyük: Ahmed Fakroun – Ya Blady
Eralp Güven: Okay Temiz – Drummer of Two Worlds
Erdem Başer: Four Tet – Lahaina Noon

Comments are closed.