Wet Leg – Wet Leg

Albüm Kritik|

İngiliz indie rock grubu Wet Leg’in henüz üç yıllık mazisi var. Grup, Wight Adası’nda tanışıp birlikte müzik yapmaya karar veren Rhian Teasdale ve Hester Chambers ikilisinden oluşuyor. İsimlerinin anlamı, ilk duyduğumuzda biraz belaltı bir gönderme gibi gelse de aslında öyle değil.

Wet Leg yani Islak Bacak, Wight Adası’na gelmek için denizi aşmak durumunda olan insanların bacaklarının ıslanmasına karşılık geliyor. Adalılar, adadan olmayan insanları Wet Leg diye tanımlıyormuş. Bu bilgi sağanağından sonra gelelim Wet Leg’in bir anda pop dünyasında nasıl bir çığır açtığına. 2021’de viral bir hit haline gelen Chaise Long sadece bir şezlongta yatmayı anlatan basit sözleriyle bir anda milyonlarca izlenme ve dinlenme elde etti. Yılın sonlarına doğru gelen Wet Dream ise çok eğlenceliydi: “Islak rüyalarında arabamı sürüyordum/ Sen kendine dokunurken, beni düşünecek kadar iyi olduğuna seni ne inandırdı?”  Wet Leg şarkılarını “Parti insanları için üzgün, üzgün insanlar için parti şarkıları” olarak tanımlıyor. Hemen her şarkıda bir kalp kırıklığı hissediliyor. Ama bu kalp kırıklığı paramparça olan yürekler, gözlerde yaşlar gibi dramatik bir ana fikirde akmıyor. Aksine kendinden çok emin, özgüveni yüksek, gerçekçi kırıklardan bahsediyor. Tam bir aşk şarkısı dinlediğinizi düşünürken, ters köşeyle esas oğlanın başka bir kadınla yattığını öğreniyorsunuz örneğin. Albümdeki favorilerimden Ur Mom, kurtulmaya çalıştığı sevgilisine “Başka birine dönüştün, annen için üzülüyorum” diyor. Şarkının sonlarına doğru “Tamam şimdi çok uzun bir çığlık atacağım” diyerek basıyor çığlığı. Gerçekten de bazen yapmak istediğimiz bir şey değil mi, uluorta o çok uzun ve görkemli çığlığı basmak? Wet Leg derdini çok basit, derinliği olmayan sözlerle, tekerlemelerle, tekrarlarla anlatırken farkında olmadan yakalıyor sizi. Tam da böyle düşünecek çok şey birikmişken hiçbir şeyi düşünmemek gibi – günümüzün deyimiyle kendinizi de duygularınızı da saldığınız – müthiş bir ayrıcalık sunuyor. Hemen her şarkıda ince bir gönderme yakalıyor olmak çok güzel. Being in Love’da mesela, depresyona girişi aşık olmaya benzetiyor. Ama ortada aşk falan yok. Loving You’da “Seni benden istediğin gibi sevmek istedim” derken, bir anda “Kız arkadaşınla tanışmak istemiyorum, umarım onunlayken boğulursun” diyebiliyor. Oh No, evde yalnız başına kalıp sosyal medya batağına düşen ve “Kaydırıyorum, iyi geliyor” diyerek saatlerini telefonuyla geçiren birini resmediyor. Sadece sözlerdeki kıvraklık değil, Wet Leg altyapılarda da oldukça iddialı. Piece of Shit ve Too Late Now bu anlamda albümdeki en iyi şarkılar.

 

Wet Leg’in bu kendi adını taşıyan yeni stüdyo uzunçaları 8 Nisan ’22 tarihinde Domino Recordings aracılığıyla yayımlandı.

 

Şarkıların süresi gayet kısa olduğu için 12 şarkı hop diye akıp gidiyor. Wet Leg aslında her şeyin, her duygunun şarkısını yapıyor. Kimileri dümdüz, sıkıcı bir günün şarkıları hatta. Dinlemek için öyle çok büyük bir duygu seline kapılmış olmanız gerekmiyor. Hatta herhangi bir şey hissetmeseniz de olur. Dinlerken tempo tutmak, göndermelere gülümsemek, amaçsızca sallanmak çok güzel. Çok basit. İnsanı özgürleştiriyor.

Comments are closed.